İçeriğe atla

astar

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Yazılışlar

[düzenle]

astar (belirtme hâli astarı, çoğulu astarlar)

Image
Ceketin iç kısmındaki renkli kısım, astardır. (1)
  1. (giyim) Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat.
    • "Al kırmızı astarı görünecek biçimde kaputun yakasını kaldırıp sağ elini de kaputun açık düğmelerinden geçirip göğsüne soktun mu, al işte sana bir Napolyon..." - Aziz Nesin
  2. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat.
    • "Siz hiç eski tahtalara yağlı boya yaptınız mı? / Bütün iş ilk çekilen boyadadır, astarda" - Behçet Necatigil
  3. (sinema) Duyarkatın tabana sağlamca yapışmasını sağlamak amacıyla tabana çekilen yapışkan kat.
  4. (madencilik) Mermer madenciliğinde taşın arkasına başka malzeme ile yapılan dolgu.
  5. Kalıp, külçe hâlindeki madenin levha durumuna getirilmiş biçimi.
  6. (metalurji) Özel tuğla ya da özel plastik özdeklerden yapılmış, fırın ve yunaklarda yalıtkan olarak kullanılan kat.
  7. (metalurji) Temel boya ya da metal örtme işlemi uygulanmadan önce, yapılan örtme işlemi ile yüzeyin kazandığı örtü.

Atasözleri

[düzenle]

astar bol olmayınca yüze gelmez

Deyimler

[düzenle]

aslı astarı olmamak, astarı yüzünden pahalıya gelmek, yüz bulunca astar istemek, yüz verince astar istemek,

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

astar sürmek, astar vurmak, astar çekmek, astar boyası, astar kaplama, aslı astarı

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Farsça

astar

  1. astar

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Tatarca

[düzenle]

astar

  1. (dokuma) astar

Azerice

[düzenle]

astar

  1. (dokuma) astar