astar
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Yazılışlar
[düzenle]Ad
[düzenle]astar (belirtme hâli astarı, çoğulu astarlar)

- (giyim) Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat.
- "Al kırmızı astarı görünecek biçimde kaputun yakasını kaldırıp sağ elini de kaputun açık düğmelerinden geçirip göğsüne soktun mu, al işte sana bir Napolyon..." - Aziz Nesin
- Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat.
- "Siz hiç eski tahtalara yağlı boya yaptınız mı? / Bütün iş ilk çekilen boyadadır, astarda" - Behçet Necatigil
- (sinema) Duyarkatın tabana sağlamca yapışmasını sağlamak amacıyla tabana çekilen yapışkan kat.
- (madencilik) Mermer madenciliğinde taşın arkasına başka malzeme ile yapılan dolgu.
- Kalıp, külçe hâlindeki madenin levha durumuna getirilmiş biçimi.
- (metalurji) Özel tuğla ya da özel plastik özdeklerden yapılmış, fırın ve yunaklarda yalıtkan olarak kullanılan kat.
- (metalurji) Temel boya ya da metal örtme işlemi uygulanmadan önce, yapılan örtme işlemi ile yüzeyin kazandığı örtü.
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]aslı astarı olmamak, astarı yüzünden pahalıya gelmek, yüz bulunca astar istemek, yüz verince astar istemek,
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]astar sürmek, astar vurmak, astar çekmek, astar boyası, astar kaplama, aslı astarı
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "astar" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de astar
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]astar
- astar
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki
Tatarca
[düzenle]Ad
[düzenle]astar
- (dokuma) astar
Azerice
[düzenle]Ad
[düzenle]astar
- (dokuma) astar