alet
Görünüm
| Ayrıca bakınız: aletli |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Heceleme
[düzenle]- Heceleme: a‧let
Ad
[düzenle]alet (belirtme hâli aleti, çoğulu aletler)
- (aletler) el işini veya mekanik işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne
- bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç
- (mühendislik) bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri
- maşa
- Birtakım teşebbüslerini gerçekleştirmesi yolunda onu bir alet gibi kullanıyor. - Y. K. Karaosmanoğlu
- (kaba konuşma, üreme organları) erkeklik organı.
- Derken penisin ucundan meni gelmeye başladı. Üç dört peçeteyle aletin başını sardım.— Emrah POLAT, 2014, Alocu Tilki'nin Serencamı, s. 122, İletişim Yayınları
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]alet edevat, alet etmek, alet kullanma, alet kutusu, alet olmak, multipleks aleti
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "alet" maddesi
Atasözleri
[düzenle]Kuzey Kürtçe
[düzenle]Ad
[düzenle]alet ?
- (aletler) alet