İçeriğe atla

sakin

Vikisözlük sitesinden
Image Ayrıca bakınız: sakın

Türkçe

[düzenle]
  • Heceleme: sa‧kin

Köken

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

sakin (karşılaştırma daha sakin, üstünlük en sakin)

  1. Hareket etmeyen, kımıldamayan.
  2. Dingin olan; durgun, sakince.
    • "Sakin, mütevazı ve kalabalıktan kaçan ruhunu incitmemek için onu, birkaç kişi ile sırtımda ebedî makamına ben götürdüm." - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
  3. sessiz.
    • "Dinlenmek için otelimizden daha sakinini bulacağınızı ummam." - Sait Faik Abasıyanık
  4. Kimseyi rahatsız etmeyen.
    • Sakin bir hafta sonu geçirdi. Evine gelen giden olmadı.
      — Eylem ATA GÜLEÇ, 2024, Yanımda Kal, s. 23, Yapı Kredi Yayınları
  5. (kişilik) Kolayca sinirlenmeyen; sinirsiz.
    • "Vücudu, yüzü, bütün hareketleri sert fakat silik ve sakindi." - Halide Edip Adıvar
  6. Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış veya geçmiş.
    • "Sesi dinlediği müddetçe sakin ve uslu duruyordu." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  7. (iskân) Bir yerde oturan.
    • "Öğle uykusuna dalmış yalı sakinleri. Rehavet çökmüş." - Abidin Dino

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]