23 Ağustos 2009 Basın Özeti

Yayın tarihi

İngiltere gazetelerinde 1988'de bir Amerikan uçağını düşürerek 270 kişinin ölümüne neden olmaktan hapis yatan eski Libya ajanı Abdülbasit El Megrahi'nin salıverilmesiyle ilgili tartışmalar ağırlığını koruyor.

İngiltere'de yayınlanan gazeteler

İskoçya'da hapis yatan ve basının Lockerbie bombacısı dediği Abdülbasit El Megrahi geçen hafta insani nedenlerle serbest bırakılmıştı. Prostat kanseri olan ve üç aydan daha az ömrü kaldığı belirtilen El Megrahi, Libya'da sevgi gösterileriyle karşılanmıştı.

Observer gazetesi, Başbakan Gordon Brown'ın bazı kurban yakınları ve Amerikan yönetiminin sert tepkisine neden olan karar nedeniyle zor durumda olduğunu yazıyor.

'Sevgili Muammer'

Gazeteye göre, Brown, El Megrahi'nin durumunu altı hafta önce İtalya'daki G-8 zirvesi sırasında Libya lideri Muammer Kaddafi'yle ele aldıklarını açıkladı.

El Megrahi'nin serbest bırakıldığı gün Kaddafi'ye bir mektup göndererek büyük kutlamalar yapılmamasını isteyen Brown "O zaman da, İskoç yetkililerin kararıyla El Megrahi serbest kalırsa, bunun aile içi bir mesele olarak kalması gerektiğini vurguladım" diyor.

Gazeteye göre "Sevgili Muammer" diye başlayan mektup, İngiliz yetkililerin "Tamamen İskoç hükümetinin kararı" demesine rağmen, El Megrahi'nin serbest bırakılması ve dönüş koşullarına çok önceden karar verildiğine işaret ediyor.

Observer'a göre, Kaddafi'nin İskoç hükümetini cesaretlendirdiği için "Dostum" dediği Brown'ın yanı sıra, Kraliçe 2'nci Elizabeth ve Prens Andrew'a teşekkür etmesinden sonra anamuhalefetteki Muhafazakar Parti, görüşme zabıtlarının açıklanmasını istedi.

Gazete, Amerika Birleşik Devletleri'nin eski Birleşmiş Milletler Büyükelçisi John Bolton'ın El Megrahi'nin serbest kalmasını engellemek için hükümetin neler yaptığı konusunda bir kongre soruşturması açılmasını istediğini ve İskoç ürünlerine boykot çağrıları yapıldığını aktarıyor.

'Megrahi hep masadaydı'

Daily Telegraph ise El Megrahi'nin serbest kalması kararında, gözlerin, daha önce Libya lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyf Kaddafi'yle görüştüğü açıklanan İş Dünyasından Sorumlu Devlet Bakanı Peter Mandelson'a çevrildiğini belirtiyor.

Mandelson hükümetin kararda bir rolü olmadığını savunmasına karşın, gazete Seyf Kaddafi'nin Glasgow'dan Trablus'a birlikte gittikleri El Megrahi'ye şöyle dediğini aktarıyor:

"Bu süre içinde yaptığımız tüm ticaret, petrol ve gaz anlaşmalarında sen masadaydın. İngiltere'nin Libya'yla tüm iş ilişkilerinde sen masadaydın. İngiltere'nin eski Başbakanı Tony Blair'in Libya ziyaretinde de."

Daily Telegraph, bu durumun, İngiltere-Amerika Birleşik Devletleri ilişkilerini gerginleştirebileceğini belirtiyor.

'Hükümet askerlerin hayatını tehlikeye atıyor'

Sunday Times gazetesi, özel haberinde 296 sayfalık bir rapora dayanarak, hükümetin Afganistan'daki askerlerin hayatını riske soktuğunu yazıyor.

Eski Savunma Bakanı John Hutton döneminde eski Savunma Bakanlığı danışmanlarından Bernard Gray'e hazırlatılan raporda, bakanlığın askerlerin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığı, gerekli kaynağın aktarılamadığı ve teçhizat alım ihalelerinin yıllarca sonuçlandırılamadığı belirtiliyor.

Sunday Times, normalde geçen ay yayımlanması gereken raporun askerle girilen teçhizat tartışmasından sonra yeni Savunma Bakanı Bob Ainsworth tarafından rafa kaldırıldığını yazıyor.

Aynı gazetede yer alan başka bir haberde de, ordunun Afganistan'a takviye birlik talebine hükümetin olumsuz yanıt verdiği aktarılıyor.