30 Ağustos 2009 basın özeti
İngiliz Pazar gazetelerinin birinci sayfalarına bu hafta Başbakan Gordon Brown'un Afganistan politikasına dair verdiği yeni ipuçları, yeni iddialarla gündemdeki yerini koruyan Lockerbie üzerinde düşen Pan American uçağıyla ilgili hüküm giyen tek sanık Libyalı Abdül Basit el Megrahi'nin serbest bırakılmasının arkasında İngiltere ile Libya arasındaki gizli bir petrol anlaşmasının bulunduğu haberleri ve ABD'de kaçırıldıktan 18 yıl sonra bulunan Jaycee Lee Dugard'ın bunca yıl nasıl bir yaşam sürdüğüne dair yeni ayrıntılar egemen.

Sunday Times, "Açıklıyoruz: Lockerbie'nin arkasında petrol var" diyor. Ele geçirdiği resmi yazışmalara dayandırdığı haberinde Sunday Times şöyle devam ediyor.
"Bakanlık menşeli mektuplar gösteriyor ki, İngiltere hükümeti Abdül Basit el Megrahi'nin Libya'ya iadesini sağlamanın 'Birleşik Krallığın ulusal çıkarlarına çok uygun' olduğuna karar vermiş. Hükümet bu kararı Libya ile British Petroleum arasındaki milyonlarca sterlinlik petrol arama anlaşması kilitlendiği sırada verdi. Anlaşmadaki pürüzler bu karar ardından çözüldü."
Sunday Times sözkonusu mektupların bundan iki yıl önce Adalet Bakanı olan Jack Straw tarafından İskoçya hükümetinin Adalet Bakanı Kenny MacAskill'e gönderildiğini yazıyor.
Yeni Afgan planı
Başbakan Gordon Brown'un yeni Afganistan stratejisi, Observer'da "Yeni Plan: Taliban ile görüşme" başlığıyla manşete çıkarılmış.
Haberde Başbakan Brown'un Afganistan'da ölen İngiliz askerlerinin sayısını düşürmeyi hedefleyen yeni stratejisinin ilk ipuçlarını Cumartesi günü Helmand'daki İngiliz askeri üssüne beklenmedik ziyareti sırasında verdiği kaydediliyor.
Observer, adını vermeden Brown'a yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Başbakanın Taliban'a yakın isyancılarla görüşmeye ve onları taraf değiştirmeye ikna etmeye ağırlık vermekten yana olduğunu yazıyor.
Observer başyazısında da bu konuyu ele almış. "Afganistan'da değişim içerden doğru yaşanmalı" başlıklı yazıda bir kez daha, hem Afganistan'daki İngiliz ve NATO birliklerini çekip hem de nasıl ülkenin El Kaide'nin üssü haline gelmesinin engelleneceği sorusunun hala yanıtsız olduğu kaydediliyor.
Hükümetin bu yüzden kendisini bir türlü geri çekilemeyeceği başarısız bir müdahele açmazının içinde bulduğunu yazan Observer, "iki seçenek var ikisi de riskli diyor":
"Taliban'ı yerle bir etmek için ne gerekiyorsa yapmak, Afganistan'ın altyapısını yeniden inşa etme ve ülkenin siyasetini yeniden şekillendirmekte ısrar etmek yani en az bir on yıl daha bu ülkede kalmayı göze almak -ki İngiltere kamuoyu bu konudaki istekliliğini hızla kaybediyor, ya da aşamalı bir askeri çekiliş için takvim belirlemek."
Observer, sonunda belki de çözümün batıdan değil otuz yıldır dış müdahelelerle sorunları iyice çığrından çıkan Afganistan'ın kendi haline bırakılmasıyla bulunması gerekeceğini yazıyor.
'Başka taktik lazım' Independent on Sunday gazetesindeki bir makalede aynı konuyu işleyen "Milyonlarca kurşun: İngiliz ordusunun Afganistan'daki gerçek hikayesi" adlı kitabın yazarı James Fergusson da "Taliban ile barış mümkün" diyor.
Fergusson, Afganistan'da geçen hafta yapılan seçimlerin başarısızlığının bu ülkede silah zoruyla istikrar sağlamaya çalışmanın ne kadar nafile olduğunu gösterdiğini, artık taktik değiştirmenin zamanı olduğunu savunuyor.
Sunday Times ise hem Başbakan Brown'un Afganistan'dan çekilme sinyalleri verdiğini hem de İngiltere ordusunun yeni Genelkurmay Başkanı General Sir David Richards'ın, bu ülkedeki asker sayısını artırmak için hükümetle dişe diş bir mücadeleye girişme niyetinde olduğunu aynı sayfada duyuruyor.
Bütün İngiliz Pazar gazeteleri, kaçırıldıktan 18 yıl sonra bulunan Amerikalı Jaycee Lee Dugard'ın öyküsünün ayrıntılarını, ajanslardan gelen yeni fotoğraflar eşliğinde sayfa sayfa yayınlamışlar.
Gazetelerin tümünde, Jaycee'yi kaçırdığı öne sürülen Phillip Garrido'nun bir çok başka faili meçhul cinayetle ilişkili olabileceği üzerinde duruluyor.








