13 Ağustos 2009 Basın Özeti

Guardian gazetesi manşetten yer verdiği haberde, işsizliğin son üç ayda 220 bin artışla 2 milyon 400 bine ulaştığını yazıyor.
Gazete, haberin başlığında "Kayıp nesil: işsizlikte artış gençleri vuruyor" ifadesine yer vermiş.
Uzmanlara göre bu, 1995 yılından bu yana görülenlerin en yükseğine denk düşüyor.
“Ulusal İstatistik Bürosu, işgücünün yüzde 7,8'inin işsiz olduğunu duyurdu.
Kayıtların tutulmaya başlandığı 1971 yılından bu yana en büyük düşüş ise son üç ayda gözlendi.
“25 yaşın altındaki işsiz sayısı ise 50 bin artışla 928 bine ulaştı. Yeterli olanağı olmayan ya da sosyal sorunlar yaşamış gençlerin eğitimine katkıda bulunan bir vakıf, Prince's Trust, bu gençlerin yaklaşık yarısının işsizlik sigortasından faydalanabildiklerini bildirdi.
“Ancak vakfın yönetim kurulu başkanı Martina Milburn, "Ama uzun ve aşağıya doğru sürecek bir sarmal hareketin sadece başındayız. Bu genellikle suç, evsizlik ya da daha kötü olaylarla sonuçlanıyor. Bunu ancak gençlerin sistemin dışında kalmasını durdurarak engelleyebiliriz ve bu sayede ekonomide milyarlarca sterlin tasarruf edebiliriz" diye konuştu.”
‘Yavaş bir iyileşme’
Financial Times gazetesinin manşetinde ise İngiltere Merkez Bankası'nın uyarısı göze çarpıyor: İngiltere'yi yavaş da olsa bir iyileşme dönemi bekliyor.
İngiltere Merkez Bankası dün bu yılın geri kalanı ve 2010 yılına girerken İngiltere ekonomisinin daha sağlam olabileceği yolunda tahminlerde bulundu.
Ancak Merkez Bankası, bu iyileşme sürecinin yavaş ve gecikmeli olacağı uyarısını bulunmayı ihmal etmedi. Bankanın çeyrek dönemlik enflasyon raporunda, faiz oranlarının piyasaların tahmin ettiğinden daha uzun süre düşük seyredeceği öngörülüyor.
Merkez Bankası Başkanı Mervyn King, "Dünya ekonomisi hala derin bir resesyon içinde" derken bazı cesaret verici mesajların alındığını da ekledi.
Yarı zamanlı işe eğilim
Independent gazetesi, İngiltere Merkez Bankası'nın ekonomik iyileşmenin yavaş olacağı açıklamaları karşısında İngiltere'de yarı zamanlı işe olan eğilimin de artmakta olduğuna dikkat çekiyor.
İngiltere'deki işsiz ordusu, iki buçuk milyonla son 15 yılın en yükseği...
Yaklaşık bir milyon genç daha işsiz durumda. Ama daha fazla kaygılandıran bir eğilim, giderek daha fazla sayıda gencin gizli işsizliğin parçası olması.
Bir milyon 600 binden fazla kişi, ya daha az zaman ya da yarım gün çalışmak zorunda kalıyor.
35 yaşındaki Londralı bir avukat olan Paul Singh, altı ay önce 60 bin sterlin kazandığı işinden tazminatla çıkarılmış. O zamandan beri, fazla kalifiye bir eleman olduğu için, McDonalds'ta bile iş bulamıyor.
ABD’de iyimser hava
Financial Times, bir diğer haberinde de Amerikan Federal Merkez Bankası'nın ekonomide iyimser havaya destek verdiğini aktarıyor.
“Amerikan Federal Merkez Bankası'nın dün Amerikan ekonomisinin istikrara kavuşmaya başladığı yolundaki açıklamaları ülkede piyasaların güven kazanmaya başladığı bir sırada geldi. Ülkede
emlak fiyatlarının düştüğü ancak iş kayıplarının hala sürdüğü belirtiliyor.
Bloomberg'in 53 ekonomist arasında yaptığı aylık araştırma, üçüncü çeyrekte büyüme için ortalama yüzde 1,2 lik bir artış öngörüyor. Bu, son altı yıldaki en büyük canlanma olarak görülüyor.”
İkinci dalga ne kadar tehlikeli?
Independent gazetesinin haberine göre domuz gribinin sonbaharda İngiltere'de ikinci bir dalga halinde büyük bir salgına yol açacağı tahminleri korkulduğu kadar olmayabilir.
“Dünyanın önde gelen grip virüsü uzmanları, H1N1 domuz gribi virüsünün sonbaharda daha da güçlenmiş bir formunun etkili olmaya başlayacağı yolundaki haberlere temkinli yaklaşıyor.
“Uzmanların çoğu bu konuda yapılan yeni bir ankette, kışla beraber daha güçlü bir virüsün ortaya çıkma ihtimalini "yarı yarıya ya da daha az" diye tanımladı.
“İkinci bir araştırmada da iki virüs uzmanı son 500 yıl içerisinde görülmüş 14 grip salgının yapısını inceleyerek domuz gribinin daha ölümcül bir türünün ortaya çıkma ihtimalini değerlendirdi.
“Uzmanlar, bu çalışma sonucunda da böyle bir ihtimali destekleyecek fazla bir kanıt bulamadılar.
“Bununla beraber araştırmacılar, grup virüsünün beklenmedik değişimler göstererek mutasyona uğrama ihtimalinin her zaman geçerli olduğu konusunda da uyarmadan geçmiyorlar. İngiltere'de şu ana kadar ölenlerin sayısı 40'ı geçmezken virüsten etkilenenlerin sayısı onbinleri buluyor.”
Domuz gribi tatili
Öte yandan Financial Times gazetesi, Fransa'nın domuz gribi yüzünden okulların tatil süresini uzatabileceğini yazıyor.
“Fransa hükümeti, domuz gribi virüsünün sonbaharda daha zararlı bir hal alması halinde yayılmasını önlemek amacıyla tüm okulları kapalı tutma ihtimalini değerlendiriyor.
“Eğitim Bakanı Luc Chatel, böyle bir durumda altı ile 17 yaşlar arasındaki öğrencilerin derslerinin televizyon ve radyodan verileceğini, ayrıca internet ortamında yayımlanacağını belirtti.
“Chatel, her tür olasılığa karşı hazırlık yaptıklarını vurguladı. İngiltere'de bir bilim danışma panelinin önümüzdeki bir kaç gün içinde öğrencileri hastalıktan koruma amaçlı hükümete benzer yönde tavsiyede bulunması ve tatilin uzatılmasını önermesi bekleniyor.”
Burkini ve havuz
Daily Telegraph'ın haberine göre Fransa'da Müslüman bir kadının burkiniyle havuza girmesine izin verilmedi.
“35 yaşında ve sonradan İslam'ı seçen Fransız bir kadın, burkini yani başörtüsü, tunik ve pantolondan oluşan İslami kurallara uygun yüzme kıyafetiyle Paris dışındaki bir yüzme havuzuna girmek istedi. Ancak adının Carole olduğu açıklanan kadına, giydiği kıyafetin kamuya açık yerlerde yüzmek için uygun olmadığı söylendi. Havuz çalışanları kıyafetin hijyenik olmadığını belirtti.
“Carole ise havuza ilk gitmeye başladığı dönemde bu konuda bir sorun yaşamadığını söylüyor. Havuz müdürü, "Bunun sekülerlikle ilgisi yok, sorun hijyenik olmaması.
“Aynı sebepten erkeklerin de havuza şortla girmelerine izin vermiyoruz. Hatamız ilk başta havuza girmesine izin vermekte" diye konuştu.
“Carole ise sorunun siyasi olduğunu kendisine ima ettiklerini savunuyor ve bunu değiştirmek için mücadele edeceğinin altını çiziyor.
“Fransa, beş milyonla Avrupa'nın en büyük Müslüman topluma sahip ülkesi. Fransa'da 2004 yılında okullarda öğrencilerin başörtüsü ve dini semboller giymelerini yasaklayan bir yasa kabul edilmişti.”








