İran'da önde gelen reformcular yargılanıyor
İran'da önde gelen reformcu isimlerin, tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra kışkırtıcılık yapmakla suçlandığı yeni bir dava başladı.

Sanıklar yabancılarla işbirliği yaparak, Haziran ayındaki tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerini izleyen protesto gösterilerini örgütlemekle suçlanıyorlar.
Muhaliflerin topluca yargılandığı bu dördüncü davada, sanık sandalyelerinde önemli isimler oturuyor.
Yargılanlar arasında İran'da muhalefetin önemli isimlerinden biri haline gelen eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin 1997 - 2005 yılları arasındaki iktidarı sırasında önemli görevler üstlenmiş kişiler var.
Eski İçişleri Bakan Yardımcısı Mustafa Taczade, eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Muhsin Eminzade ve eski Hükümet Sözcüsü Abdullah Ramazanzade'nin yanısıra, İran'ın önde gelen iktisatçılarından Said Leylaz ve Kiyan Tacbakış da yargılananlar arasında.
Aynı zamanda Amerikan vatandaşı da olan Tacbakış iki yıl önce de birkaç ay süreyle gözaltında tutulmuştu.
Tacbakış son dönemde hükümet yanlısı İran medyasında "CIA ajanı" olarak tanımlanıyor.
Sanık sandalyesindeki bir başka isim, Hatemi döneminde bakan yardımcılığı yapan ve daha sonra reformcu hareketin mimarlarından biri haline gelen Said Hacaryan'dı.
İtiraf
Hacaryan hakkındaki suçlamaları okuyan savcı onu ulusal güvenliği zedelemek, seçim sonuçları hakkında kuşku yaratmak, rejime karşı propaganda yapmak, dini lider Ayetullah Ali Hamaney de dahil yetkililere hakaret etmekle suçladı.
Savcı Hacaryan hakkında en yüksek cezanın verilmesini istedi ama bu cezanın ne olduğunu belirtmedi.
2000 yılında bir suikast girişimine hedef olan ve o olaydan bu yana kısmen felç olan Hacaryan kimlik tespiti sırasında güçlükle konuştu. Daha sonra mahkemeye sunduğu açıklama bir başka sanık tarafından okundu.
Açıklamada Hacaryan "seçimler sırasında yanlış tahlil yapmak suretiyle büyük bir hata işlediğini" söylüyor ve özür diliyordu.
Hacaryan ayrıca aynı açıklamada, ana muhalefet partisi, Möşarekat adıyla da bilinen İran İslamcı Katılım Cephesi'nden istifa ettiğini ilan etti ve anayasaya ve dini lidere tam bir sadakat göstereceğini söyledi.
Bundan önce açılan diğer üç davada da bazı sanıklar da suç işlediklerini itiraf etmişlerdi. Ama bazı gözlemciler bu ifadelerin baskı altında verilmiş olabileceğini söylüyor.
Henüz muhalefete karşı açılan davalarda kimse hakkında hüküm verilmiş değil.
'Amaç Hatemi dönemini eleştirmek'
Ülkeden sınırdışı edilen BBC'nin Tahran muhabiri John Leyne'a göre hükümetteki sertlik yanlıları, muhalif cumhurbaşkanı adayları Mir Hüseyin Musavi ile Mehdi Kerrubi'nin de tutuklanmasını istiyor.
Muhabirimiz bu son davanın da özellikle, 1997'de Muhammed Hatemi'nin seçilmesiyle reformcuların iktidara geldiği dönemin kamuoyu önünde eleştirilmesini amaçladığını belirtiyor.








