'Christie’s not edildi'
- Yazan, Kamil Erdoğdu
- Unvan, Pekin
- Yayın tarihi
Çin’in başkenti Pekin’e gelenlerin gezdikleri yerlerin başında hiç şüphesiz Çin Seddi, Yasak Şehir ve Yazlık Saray gelir.

Zaten Çinlilerin en çok kullandıkları, hatta inandıkları sözler arasında “Çin Seddi’ne çıkmadan kahraman olunmaz” ile “Çin Seddi’ne çıkmadan ve Pekin ördeği yemeden Pekin’e gelmiş sayılmazsın” vardır.
Yazlık Saray’ın yakınlarında “Eski Yazlık Saray” da denilen Yuanmingyuan adlı park bulunuyor.
Burası fazla yabancı turistin geldiği bir yer değil, hatta Çinli olsun, yabancı olsun Pekin’de yaşayanların da buraya 2-3 kezden fazla geldiklerini sanmıyorum.
Bir Çinli dostum bununla ilgili olarak, buranın yeni Yazlık Saray’ın görkeminin yanında sönük kaldığını söylemişti.
Zira eski Yazlık Saray 1860 yılında 2'nci Afyon Savaşı'nın sonlarında İngiliz ve Fransız askerler tarafından yağmalanmıştı ve bugün parkta yalnızca enkazları görmek mümkün.
Ancak Yuanmingyuan Parkı’nın adı son aylarda yerli ve yabancı basında sıkça geçti, hem de “yüzyılın müzayedesi” diye nitelenen bir satıştan dolayı.
Dünyaca ünlü İngiliz Christie's Müzayede Evi'nin Paris’te düzenlediği, geçen yıl ölen Fransız modacı Yves Saint Laurent ve ortağının sanat koleksiyonunun satışı Çin’de büyük tepkiye yol açtı.
Çin Devlet Tarihi Eserler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, satışın ''meşru olmadığı'' ileri sürülerek, Christie's Müzayede Evi'nin ''Çin'den çalınan antika 2 bronz çeşme başının satışının sonuçlarına katlanacağı'' ifade edildi.
China Daily gazetesinin ilk sayfasındaki manşet haberin başlığı duyulan kızgınlığı tehdit kokan bir ifadeyle yansıtıyordu:
Çin’den yükselen tepkilere aksiyon filmlerinin ünlü oyuncusu Hong Kong doğumlu Jackie Chan de katıldı. Ünlü aktör Paris'teki satışı kınadı ve 2 bronz heykelin bu ülkeye geri verilmesini istedi.
Chan, "Bu satış 1 milyar 300 milyon Çinlinin kalbini kırdı. Bütün bu ulusal hazineler kendi ülkelerine iade edilmelidir. Eğer Kamboçya'dan gelmişse Kamboçya'ya, Mısır'dan gelmişse Mısır'a iade edin" diye konuştu.
Ancak, birkaç gün sonra açık artırmada satılan iki bronz heykeli, Çinli bir sanat uzmanının aldığı ve satışı protesto için parayı ödemediği haberi tartışmalara yeni bir boyut getirdi.
Çin Kayıp Tarihi Eserleri Kurtarma Programı danışmanı da olan Cai Mingchao, Pekin'de düzenlediği basın toplantısında, açık artırmaya telefonla katılarak iki bronz heykele 36 milyon dolarlık fiyatı kendisinin verdiğini söyledi.
Cai, "Yapmak istediğim, bu paranın ödenemeyeceğini vurgulamaktı. Eğer herhangi bir Çinli bu parayı ödeyebilecek olsaydı öderdi. Ben sadece yapmak zorunda olduğum şeyi yaptım" dedi.
Sanat uzmanının bu hareketine Çin toplumundan büyük destek geldi. China Daily gazetesinde konuyla ilgili habere yorum yazanlar. “Cai’ın vatansever eylemini destekliyorum, büyük insan, gerçek insan ve gerçek Çinli” ifadesini kullandı.
Bu arada, resmi makamlar Cai’ın girişiminin arkasında hükümetin olduğu iddialarını reddetti.
1980’lerde dışa açılan Çin’de, bir yandan milliyetçiliğin de yükselişi dikkat çekti. Çin, ekonomik açıdan dünya ile bütünleşirken, Çinliler siyasi krizlere tepki vermekte gecikmedi.
1990’ların ortasında beş gencin kaleme aldığı ve Çin’de en çok satılan kitabın adı “Çin, Batı’ya hayır diyebilir” idi.
Yugoslavya’ya yönelik hava harekatı sırasında Çin elçiliğinin vurulması üzerine Çin’deki Amerikan diplomatik binalarının 3 gün boyunca taşlanması, Japonya’nın tarih kitaplarında 2'nci Dünya Savaşı’ndaki saldırılarını mazur göstermesine yönelik protestolar, olimpiyat meşalesi koşusu sırasında Paris’te engelli bir Çinli sporcunun elinden meşalenin alınmaya çalışılmasına gösterilen tepki ve Fransız mallarının boykot edilmesi akla ilk gelen olaylar.
Çin Ulusal Halk Meclisi’nin son yıllık toplantısının sözcülüğünü yapan eski dışişleri bakanı Li Zhaoxing, “Çalınan Çin eserlerinin satılmasının müzayedeyi düzenleyenlerin ülkelerine onur vermediğini” savundu.
Li, “Bir beyefendi şansını yakışık alır yolla aramalıdır” şeklindeki eski bir Çin sözünü hatırlatarak, “yağmalanan kültürel eserlerin açık artırmaya sunulmasının yakışık alır bir yol olduğunu düşünmüyorum” diye konuştu.
Eski bakan Çin’deki sert tepkilerin nedenlerinden biri olarak da müzayedenin hem görkemli bir kültüre sahip ülke, hem de Yuanmingyuan’deki yağmayı yazan büyük yazar Victor Hugo’nun yurdu olan Fransa’da yapılmasını gösterdi.
Evinde sadece Batı müziği CD’leri gördüğümde şaşırdığım genç bir Çinli arkadaşım, müzayedede satılan heykeller için hırsla, “Onlar bizim eserlerimiz, biz o savaşta kimseye saldırmadık” diyor.
Bu olayın çoğunluğu apolitik olduğu düşünülen Çin halkının özellike imaj ve tarih konusunda tepkisiz olmadığını bir kez daha gösterdiğini söyleyebiliriz.








