İçeriğe atla

program

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Fransızca programme.

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /pɾoɡ.ˈɾam/
  • Heceleme: prog‧ram

program (belirtme hâli programı, çoğulu programlar)

Image
Millet Partisi'nin programı (4)
  1. belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, izlence.
    • Image Ne yapacaksa yapmadan kurar hatta programını yanındakilere de söylerdi. Ö. Seyfettin
  2. (eğitim) ders programı
    • "Bugün ilk dersleri dokuzdaydı, onların ders programını kendi ders programım kadar ezbere biliyorum ben." - Sebahattin Demiray
  3. (kâğıt) Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.
  4. (politika) Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü.
  5. (radyo, televizyon) yayın.
    • Sadede gelirsek, (ki azimle sadede gelmek isteyen mermeri delermiş), "Televole" programı, sanki, format olarak 80 sonrası ruh hali'ne birebir denk ve donk düştü ! .
      — Metin ÜSTÜNDAĞ, 1997, “İmza: Bir Dost”, Öküz, 32. sayı, s. 26
  6. (bilişim)Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi.
    • "Bu tip hatalar, genelde bir kullanıcının programda işlev gerçekleştirecek olan bir bölüme gönderilecek olan bir veriyi yanlış girmesiyle oluşmaktadır." - Emre Yazıcı
  7. (eğitim) Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı; yetişek.

Çekimleme

[düzenle]
kişi tekil çoğul
1. tekil (benim)
yalın programım programlarım
belirtme programımı programlarımı
yönelme programıma programlarıma
bulunma programımda programlarımda
ayrılma programımdan programlarımdan
tamlayan programımın programlarımın
2. tekil (senin)
yalın programın programların
belirtme programını programlarını
yönelme programına programlarına
bulunma programında programlarında
ayrılma programından programlarından
tamlayan programının programlarının
3. tekil (onun)
yalın programı programları
belirtme programını programlarını
yönelme programına programlarına
bulunma programında programlarında
ayrılma programından programlarından
tamlayan programının programlarının
1. çoğul (bizim)
yalın programımız programlarımız
belirtme programımızı programlarımızı
yönelme programımıza programlarımıza
bulunma programımızda programlarımızda
ayrılma programımızdan programlarımızdan
tamlayan programımızın programlarımızın
2. çoğul (sizin)
yalın programınız programlarınız
belirtme programınızı programlarınızı
yönelme programınıza programlarınıza
bulunma programınızda programlarınızda
ayrılma programınızdan programlarınızdan
tamlayan programınızın programlarınızın
3. çoğul (onların)
yalın programı programları
belirtme programını programlarını
yönelme programına programlarına
bulunma programında programlarında
ayrılma programından programlarından
tamlayan programının programlarının

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

paket program, sayfalanmış program, ders programı, eğitim programı, müfredat programı, öğretim programı, televizyon programı,


Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]

İngilizce

[düzenle]

Farklı yazılışlar

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Fransızca programme, Geç Latince programma (beyanname]], bildiri, ferman), Grekçe πρόγραμμα (prógramma, ferman, yazılı not), o da προγράφω (prográphō, „Bir kamu haberi olarak belirttim“), o da πρό (pró, evvel) (pró (pró, evvel)) + -γράφω (gráphō, yazarım (fiil)) (-gráphō (gráphō, yazarım (fiil)))[[Kategori:Eski Yunanca -γράφω (gráphō, yazarım (fiil)) son ekiyle oluşmuş sözcükler]].

program (çoğulu programs)

  1. program; plânlanmış bir sıra faaliyet.
    Image Our program for today’s exercise class includes swimming and jogging. — Bugünkü alıştırma dersimizin programı yüzme ve joggingdir.
  2. program; bir temsil ya da oyun hakkında bilgi veren broşür.
    Image The program consisted of ads for restaurants and the credits of everyone connected with the play. — Bu program, restoranlar için reklâm ve oyunla alakalı herkesin isimlerinin zikredilmesinden ibaretti.
  3. program; radyo ya da televizyonda yayınlanan bir şov veya başka bir yayın.
    eş anlamlısı: playbill
    Image Tonight’s program was hosted by Johnny Carson. — Bu gecenin programına Johnny Carson ev sahipliği yaptı.
  4. (bilişim) bilgisayar programı
    eş anlamlısı: application
    Image The program runs on both Linux and Microsoft Windows. — Bu program hem Linux, hem de Microsoft Windows ile çalışır.
  5. (mecaz) Bir iş için kullanılan metot veya zihniyet. (bilhassa "get with the program" deyimiyle)
    Image Ellis: Come on, John, why don’t you get with the program and tell him where the detonators are?[1]Ellis: Haydi, John, niye programa uyup patlayıcıların nerede olduğunu ona söylemiyorsun?

Söyleniş

[düzenle]

Kelime birliktelikleri

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

program

  1. (geçişli) programlamak
    Image He programmed the DVR to record his favorite show. — Video kaydedicisini en sevdiği şovu kaydetmek üzere programladı.
  2. (geçişli) programlamak, yazılımlamak
    Image I programmed a small game as a demonstration. — Küçük bir oyunu ispatlama için programladım.
  3. (geçişli) bir olayın nasıl olacağını programlamak.
    Image Mary will program Tuesday’s festivities. — Mary, Salı'daki kutlamaları plânlayacak.
  4. (geçişli) otomatik olarak belli şekilde hareket etmek.
    Image The lab rat was programmed to press the lever when the bell rang. — Laboratuvar sıçanı, zil çalınca manivelaya basmak üzere programlanmıştı.

Söyleniş

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]
  1. 1988, Die Hard

Ek okumalar

[düzenle]

İsveççe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Yunanca πρόγραμμα (prógramma) sözcüğünden.

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: prog‧ram

program n

  1. program

Çekimleme

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]

Norveççe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: prog‧ram

program n

  1. program

Ek okumalar

[düzenle]